Firuze aracılığıyla geçmiş olsun dileklerini bırakan blogumun güzel yürekli ziyaretçilerine teşekkürlerimi yorum aracılığıyla iletmeye çalışmıştım ama ana sayfada boy gösterecek kadar iyileştiğimi düşündüğümden, birinci ağızdan tekrar teşekkür ediyorum tüm güzel dilekler için.. Okuduğum her yorumda burada bulunmaktan dolayı ne kadar mutlu olduğumu kendime yineledim durdum..Doğru yerde, doğru insanlarla dostluk kurmuş olduğunu bilmek dahası bunu yürekten hissetmek insana huzur veriyor..
Mutluyum, huzurluyum..
En sondan bir önceki durum raporu niyetine sağlığım ile ilgili kısa bir açıklama daha yapıp bu hastalık halinden çıkmak istiyorum çünkü yatmaktan yoruldum ve çok sıkıldım..
İlk günlere göre daha iyiyim ve çift baston kullanarak da olsa ayaklarımın üzerine basabiliyorum.. hatta abartıp sokağa çıkma teşebbüsünde bile bulundum.. Bastonlarla yürümeyi beceremediğimden evin içinde bir kere, sokakta da bir kere olmak üzere yeniden düşüp iyileşme sürecimi biraz uzattım ve burnumu da bu ikincikazaya (aslında sakarlık daha doğru olacak) kurban verdim ama yine de muhteşemim..
Kendimi hiç olmadığım kadar iyi hissediyorum ve uzun zamandır hissettiğim yalnızlık duygusunun saçmalığını anlamış bulunmaktayım.. Bende yalnızsam dünyadaki herkes yalnızlık çekiyor demektir..
Aşığı olduğum yaz mevsiminin daha doğrusu Haziran ayının koşa koşa gelmesinin de etkisi vardır belki yalnızlık hissinden arınmamda.. sebep her ne ise benim bi şikayetim yok..
Gelelim başlığa..
Başlık Sevgili Gergin hocamın geçen yıl doğum günümde yollamış olduğu karta iliştirdiği nottan kısmi alıntı.. Kartta yazan orijinal mesaj “Doğmuşsun bir kere, bu saatten sonra ne desek boş..” gibi bir şeydi.. ben işime geldiğikadarını hatırlayıp yazıma başlık yaptım ve başlık sorunsalından da kendimi kurtarmış oldum..
(Bloga yazmayı çok özlemişim.. her satırı yazarken paylaşacak olmanın verdiği mutluluğu hissediyorum..öylesine güzel bir his ki klavyeye dokunan parmaklarımdan başlıyor ve tüm bedenimi ele geçiriyor..)
Yazıyı daldan dala atlatmadan konuya girmeye çalışıyorum ama sanırım henüz beceremedim.. yeniden deniyorum..
Yok öyle aşk kokulu ya da hüzünbaz bir yazı olmayacak bu yazı..
Güncel hayattan kesitler de yer almayacak.. Ülke gündemi, BBD (Biri Bizi Dinliyor) skandalı, siyaset, ekonomi gibi mevzubahislere de yer vermeyeceğim.. Okuduğum kitapların özetini falan da çıkartmayacağım..Bugün sadece gülümseyeceğim..
Çünkü bugün güzel, çok güzel bir gün..
Günün güzelliğinin bundan 30 yıl kadar önce bugün benim dünyaya gelmiş olmam ile bir ilgisi var mı o konuda da pek emin değilim ama muhtemelen günün güzelliğinin kaynağı bu gerçekte saklı…
Çok önceden (abartmayalım)üç beş ay öncesinden bugüne denk gelen haftayı kutlu doğum haftası ilan edip festival düzenleyecektim ama her zamanki gibi evdeki hesap çarşıya uymadı.. Ve Güneşin en güzel kızı SunnyCameHome, Blogumuzun büyümeyen Çocuk’u Kalemhane ve Gelinciklerin en beyazı, en cıvıl cıvılı Beyazgelincik blogumda dile getirmemiş olsaydılar bugünü görmezden gelip, 30’lu yaşlara ilk adım kutlamamı da sessizce aradan çıkartıp, 20’li yaşlara takılmaya devam edecektim..
Olmadı..
Doğum günlerinin benim için ne kadar önemli olduğunu beni tanıyan çoğu kişi biliyordur sanırım işte bu yüzden ben bloguma bugüne dair hatırlatma olabilecek bir yazı bile yazmamışken doğum günümünhatırlanmış olması beni öylesine mutlu etti ki Firuze’nin "Hadi Viva sarıl klavyeye” şeklindeki telkini ile kendimi bu satırları yazarken buldum..
Geçen yıl bu zamanlar yazdığım “Tarihte Bugün” başlıklı yazımda belirttiğim gibi"1 Haziran 1979 yılında tarih için önemsiz bir ayrıntı gibi görünse de Dünya’da yaşayan 7 milyar insana ilaveten ben doğmuşum.."
Eeee Madem doğmuşum bir kere, ne desem boş..
İyi ki doğmuşum..
Düşlediğim festival olayını gerçekleştirebilseydim blogumu bayramlıklarını giymiş çocuklara çevirecektim fakat bunu da beceremediğimden en sevdiğim uçan balonlarımı yazının altına bırakarak günü biraz daha renklendireyim..
Siz doğduğunuz gün acaba Ay Dünya'dan nasıl görünüyordu?
Kaç dakikadır yaşıyorum?
Doğduğunuz gün Dolar kaç paraydı, Mark kaç paraydı?
Doğduğunuz günkü Hürriyet gazetesinin ilk sayfası nasıldı?
O yılın hit parçaları neydi?
Asgari ücret kaç paraydı?
http://www.hediyedenizi.com/DogumGunu/dogum_gunu.php
Yukarıdaki linke tıklayıp doğum tarihinizi giriniz...nice yıllara
Ben olaylardan habersiz olduğum için ancak şimdi uyanmış bulunuyorum. Geçmiş olsun, gayet ciddi bir kaza atlatmışsın. Umarım en kısa zamanda iyileşip yeşil sahalara dönersin.
Ben olaylardan habersiz olduğum için ancak şimdi uyanmış bulunuyorum. Geçmiş olsun, gayet ciddi bir kaza atlatmışsın. Umarım en kısa zamanda iyileşip yeşil sahalara dönersin.
Yürekten sallıyorsunuz kaleminizi.
Çok insan yoktur yüreğini kır çiçeği sadeliğinde açan.
İyi ki doğdunuz.
Her doğuş bir başlangıç ve güzelliktir. Alemdeki boşluğunu dolduruyor.Çiy bir su damlasıdır, denizde çok anlam ihtiva etmese de bir bahar sabahında bir yaprak, bir ot üzerinde ne kadar da güzel duruyor değil mi?
Üzerinde konuşlandığı canlıya ne kadar estetik yüklüyor.
Sevgi ve muhabbetle kalınız.
Merhaba,
Yazılarınıza ara vermeden devam ediniz.
Yürekten sallıyorsunuz kaleminizi.
Çok insan yoktur yüreğini kır çiçeği sadeliğinde açan.
İyi ki doğdunuz.
Her doğuş bir başlangıç ve güzelliktir. Alemdeki boşluğunu dolduruyor.Çiy bir su damlasıdır, denizde çok anlam ihtiva etmese de bir bahar sabahında bir yaprak, bir ot üzerinde ne kadar da güzel duruyor değil mi?
Üzerinde konuşlandığı canlıya ne kadar estetik yüklüyor.
Sevgi ve muhabbetle kalınız.
vivaamm sana bişi sorucam..
sen geçen yıl buraya fikirimin ince gülün koymuş idin..sema söylüyodu ..
ki o hoş söylüyo zaten.. nerden eklemiştin ? yada sadece entrümental şekliyle varmıydı.. imeem den baktım ben sema yok orda:S
yüzsüz müyüm ne?
ben yine atlamışım bu günü
bi de utanmadan üstünden 1 koca ay geçirmişim
kendime tahammül edemiorum şu an
şu yorumu nasıl da yüzsüz yüzsüz yazıorum hayretler içerisindeyim
ama vivam foreverım
canım cigeri ve parem
sever beni bilirim o sebeple affeder
değillllll mii??
son olarak seviorum uleyynnnn der
yüzümü kızartmaya giderim
Hala bir yas daha buyumus olmanin huznu icerisindemisin,,yoksun ve nasil oldugunun meraki icerisindeyiz ,,yazmaktan sogumayacagini biliyorum ve duusnuyorum acaba farkli bir paylasim sayfadamisinn,, burayi ihmal etmee, en cok blogda yadiklarini okumayi sevdiklerim de boyle uyaparsa blogu birakip cekip gitmelere yonelen dusuncelerim galip gelmeye basliyorrr,,, hadi yaz, hadi yazin,,,!
canımmm
çok geç olmuş ahh ahhh
ama yine de yeni yaşın kutlu olsun vivacım.
balonlarındaki renkler gibi rengarenk olsun hayatın...acının az olduğu mutluluğun katmerlendiği huzur ve paranın renk kattığı bir hayat diliyorum sana...
Dogum günün kutlu olsun,
mutlu ol senelerce.
Sana,boncuktan bir kus yaptim
konacak pencerene.
Sevdalar alir beni,sarmalar gecelerce,
hic bekleme belki gelmem,
gelemem senelerce...
ikimiz de 1 haziran'da doğmuşuz... Ah ikizler olmak, öyle her şeyi onlarca ayrı boyutta, onlarca ayrı yolda görmek, düşünmek, duygulanmak, yazmak...
İyi ki doğmuşsun, iyi ki doğmuşuz...
Sevgiyle,
Gelip gelip camdan bakıyordum sağlık durumuna da..İki gün gelmeyince en güzel şeyi kaçırdığımı farkettim.
Bir daha hiç bir zaman, hiç bir desteğe ihtiyaç olmadan yeni yaşlara girilir inşallah.
Sevgiler
Ama yine de seni severim.
Ne de olsa şu blog aleminde "ilk göz ağrım"sın.
Bizde sevgi pazara kadar değil mezara kadar.
Ayrıca "Çarşı,Viva'nın otuzuna girmesine karşı"
...
(Biraz çocukça olabilir ama içimden geldi..:)
...
Bu arada hoşuma giden bir şey gördüm.
Maaşallah çenen performansından hiç bir şey kaybetmemiş.
...
Ballı çilekli bir şeyler bırakacaktım bloğuna ama...
Elde malzeme yok.
Haa bak az daha daha unutuyordum;otuzuna girdin ama
yirmilik dişlerin çıkmış mıydı?
bloguma uzun zamandır girmiyordum,vazgeçmiştim ondan :) msj larını şimdi gördüm, çok eski tarihleri ama olsun sevindirdi beni. bu gece blogunu tek tek okuyacağım, yorumlarımı da yazacağım ;)
bence..
en güzel yaşlara gelmedin viva daha..
bi on yılın var..
=)
ama sen şu değnek işini abartma..
içim gitti yeni düşmeleri okurken..
yeni yaşında..
ve tüm ömründe..
sözcüklerin efendisi olarak kalman..
ve sevdiklerinle keyifli sağlıklı.. mutlu huzurlu şaraplı martılı hamaklı ..
denizli dalgalı..
aklıma gelen gelmeyen iyi ve güzel şeylerle dolu bir ömrün olsun diyorum burdan sana..
sevgiyle..
2/6/2008 - Blog'unu festivale cevirmedi viva can ama taytayları ve ilk adımları burnukusuna az biraz zaval vermiş olsada yüreklerimizde festivaller yaptırdı:))
Ben viva canın burnukusuna bi tane buse ile taytaylı doğum gününü kutlayayıımm iyi ki doğdun viva iyi ki varsın iyi ki iyi ki:))
Sıkıntısız nice doğum günlerine... Mutluluk gölgen olsun dilerim Viva caaannn:))
Artıkın tecrübelendin adımlarını daha bir emin atarsın, başka yarlerine zaval vermezsin dimi...
Sabah evden dışarı çıkarken yanıma bir kitap alayım istedim. Sabah sıkıcı bir sınav nöbeti vardı, boş boş oturmaktansa kitap okurum diye düşünmüştüm. Elim, kitaplığımda nedense Pamuk'un Kar romanına gitti. Haziran ve Kar. Tuhaf bir çelişki oldu.
Bu saçma notu neden buraya yazdın diye sorma, inan ki bilmiyorum. Sıcak çarptı galiba.
30 değil daha Vivacığım... Son 20li yaşımız olcak bu yıl... Önümüzdeki yıl gelip takvim 1 Haziranı gösterinceye kadar 30 lardan bahsetmek yok... :P
Mesela ben bir kaç gün daha yaşımı soranlara 28 demeye devam edeceğim.. 29 bile olmadım ayol... :D
aslında yaşın önemi yok tabii... sağlık olsun, huzur olsun...
Tekrar Vivanın doğumgünü kutlu olsuuuun... :)
Ben o kadar uzun zamandır uzak kaldım ki, yazmaktan, okumaktan, arkadaşlarımla ilgilenmekten... Buna rağmen aklımda ve kalbimde daima yerini koruyan dostlarım var... Sen gibi... ne desem ki, geçmiş olsun, ya da iyi ki doğdundan öte anlam taşısın...
Belki kısaca sadece şunu diyebilirim... İyi ki varsın, her ne olursa olsun, dünyada yaşayan bir can, yıldızlara ışık yakan bir ruhsun...
Ve ben iyi ki seni uzaktan da olsan tanımışım...
Sevgilerim sana, şida dolu ve ışık dolu:))
Carolina