|
Kategori: Belirtilmemiş
Hayat öyle garip ki..Her gün keyif alarak yaşadığın hayat ve sahip oldukların pamuk ipliğine bağlı..her an her şeyinizi yitirebilirsiniz ya da tam tersi bir mucize hayatınızın orta yerine düşebilir..hem de tam siz düşmek üzereyken..
Düşüyor muyum?
Bilmiyorum..
Yitirdiğim, içimi acıtan bir şey mi var?
Evet, belki
ya da
Hayır, ne olabilir ki?
Cemal Süreyya'nın bir şiiri var.. tamamını bilmiyorum..
Zaten öyle ezbere bildiğim şiirde çok fazla değildir..
Okuduğum herhangi bir şiire ait mısralar ansızın ziyaretime gelirler ve dolanırlar dilime.
Bugünkü misafirim ise Cemal Süreyya’nın mısralarıydı..
"Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü, kör oldum.."
Yok, babam ölmedi..Çok şükür hayatta..
Sağlık sorunları devam etse de hâlâ sesini duyuyor, yıllar öncesindeki gibi şımarık, güzel olduğu kadar küstah, bir o kadar da duygusal küçük kızı olabiliyorum..
Peki o zaman bu mısralar niye geldi ziyaretime diye düşünmüyorum bile..
çünkü biliyorum içimde büyüttüğüm mavi elbiseli küçük kızın ölüm döşeğinde yattığını..
galiba son nefesleri şu an soluduğu hava..
Aslında ölmesini istemiyorum..biliyorum ondaki yaşama arzusunun ölümü bile yeneceğini ve bunun için direndiğini…ama nedense bugün uğraşım onu öldürmeye yönelik..
Hayatımın kare, üçgen, beşgen, en çokta yamuk olan geometrik bölümlerinde hüznü yoğun olarak hissetmişsem de yaşamayı seviyorum..Yaşamın bana düşen kısmında bütün gücümü, güzel şeyler yaşayabilmek, ardımda güzel izler bırakıp, güzelliklerle anılmak için harcıyorum..
Bunu yaparken bütün güzelliklerin benden çok uzakta olduğunu düşündüğüm de oluyor ama sabah uyandığımda pencereme doğan güneş, balkona çıktığımda bana bakan çiçeklerim, kulağımdan hiç gitmeyen dalgaların sesi, tepemde uçuşup duran martıların her makama uyan şarkıları, sevdiklerimin dudaklarındaki gülümsemeler, gözlerindeki yaşama sevinci; güzelliklere sahip olabildiğimi, dilediklerimin yanı başımda olduğunu hatırlatıyor bana.. Bağıra bağıra aradığın güzellikler baktığında görebileceğin kadar yakınında..
gözlerin kör değil ya.. gözlerinin tam içinde.. hatta güzellik senin gözlerinde diyor..
görmek ile alakalı galiba..
görmek istediğinde güzel olmayan hiçbir şey yok..
görmek istemediğinde ise güzel diyebileceğin hiçbir şey yok..
29 Şubat..
Hiçbir önemi, özelliği olmayan bir gün..en azından benim için..
Ve bugünün geçişine dair takvim yaprağına not düşüyorum..
Bugün gün, baharda yatağından taşan ve yoluna çıkan her şeyi yok eden ırmak gibi..
- 29/2/2008 -
2/3/2008 - kendi kendine konuşan viva'ya |
Yazan caglarbilir |
kendi kendine konuş, ama sonucunda kendine gel. mümkünse bunu çabuk yap.
ayrıca kendi başına da yapabilirsin bu dediğimi. |
| Bağlantı |
2/3/2008 - Günaydın Blog.. |
Yazan vivaforever |
yok yine giriş yapmadım..
böyle iyi..
kendimi daha rahat hissediyorum..
sanki çok göz önünde değilmiş gibi..
hava yağmurlu..
bahar geldi derken
karla karışık yağmuru misafir ediyor şehrim..
benim kendi şehirlerim ise yıkılmış antik kent havasında..
boş boş bakıyorum etrafa..
içi boşaltılmış hayaller dönüyor başımın üstünde..
sağım boşluk, solum boşluk..
boşluklarım bile dağınık duruyor..
en dağınık yer ise yalnızlığım..
nezir demişti toplanmıyor dağınık olmayınca diye..
toparlamak ve toplanmak için dağıtmak gerekiyormuş..
öyle düşünerek rahatlatıyorum kendimi..
yaşanan her şey olması gerekenler diye avutuyorum kendimi..
ne kadar idare eder bilmiyorum..
Ziyaretçilerinin söylediklerine baktım da
ben de eski günleri özlemişim be blog..
yenilikler ve yeni yaşamlar da güzel ama o eski günlerin tadı damağımda..
güldüğüm zamanlar ağladıklarımdan çokmuş..
hayatın yaşamsal dengesini böyle sağlıyoruz galiba..
İlk Firuze bile ölmemişti o zamanlar..
sana yazdıkça, boşaltıkça içimi geçiyor mu kırgınlığım
onu da henüz anlamış değilim..
insanın kırgınlığı kendisine olunca toparlanma süresi biraz daha zaman alıyormuş..
Biliyor musun blog ben sevmeye korkuyorum artık..
bi kere bile şaşmadı; kimi sevsem en önce o gidiyor benden..
o susuyor bana..
sevince, sevilince hayat daha güzel diyenler de gerçek pinokyolarmış..
masallara inan ben için şaşırtıcı değil bu durum ama masalda yaşamayan bir tarafımda var ne yazık ki..
aman boşverrrr be blog..
aslında canımı daha çok sıkan annemin gözyaşları oldu..
güzel olmasını umduğun bir Pazar gününün sabahında
annenin gözyaşları düşünce avuçlarına kanıyorsun be blog..
öyle bir kanama ki durmak bilmiyor..
yandıkça yanıyorsun..
söndürmek için döktüğün sular bile yanıyor..
senin yüzünden kaç gündür annemi aramamıştım..
kızıyorum bu yüzden sana..
aslında kendime..
önceliklerimdeki sırayı fark etmeden değiştirmişim..
keşke keşke bunu anlamama sebep annemin gözyaşları olmasaymış..
kırgınlıklar, küskünlükler öylesine saçma geliyor ki şimdi blog..
anlatamam sana kelimelerle..
üç günlük üç kuruşluk dünya dediğim bu yaşamsal alanı
gereksiz üzüntülerle çöplüğe çevirmişim..
bir kerede bir şey kötü giderse her şey kötü gitmeye başlamasa kıyamet mi kopar sanki..hiç öğrenemeyeceğim bunu..
Son durum; annem bir kere ağladı, kör oldum blog..
soldu yüreğimdeki tüm baharlar..
|
| Bağlantı |
2/3/2008 - .........! |
Yazan papatya |
| Kizginlilar,üzüntüler,hayal kirikliklari karsindaki seni daha iyi anlasa gecermiydi?? yoksa o zamanda cok gecikmismi olurdu? bugünlerde bu sorulara cevap bulamiyorum,ne mutlu ki sen bloguna kizginda olsan yinede onunla dertlesiyorsun,sevgiler papatya |
| Bağlantı |
1/3/2008 - .. |
Yazan acikdeniz |
Vivaaa :(
Kızgınluk, üzüntü, hayal kırıklığı... Dün benim de yaşadığım duygulardı. Ama Allah'ın izniyle geçecek.. Firuze'ye söyle gülsün artık. Üzülmeyi haketmiyor... |
| Bağlantı |
1/3/2008 - eski |
Yazan isimsiz |
| ben eski blog gunlerini cok ozledim |
| Bağlantı |
1/3/2008 - FİRUZE(AYSEL GÜREL) |
Yazan isimsiz |
| İLK FİRUZE ÖLDÜ BİLE....ÖLÜR FİRUZELER BE GÜZEL... |
| Bağlantı |
1/3/2008 - Yine ben geldim blog.. |
Yazan vivaforever |
ben de olmasam zaten kaderine terk edilmiş olacaksın..
sayaç ziyaretçi çok diyor ama korkutmuşuz galiba herkesi
kimse "ee daha daha nasılsın?" bile demiyor..
sağlık olsun be blog..
boşver..
ayrıca şu yorumdan yazma kısmına da fena halde alıştım..
bundan sonra sana olan kırgınlığım geçince de yani
böyle mi devam etsem?
neyseee..
o zamanlar bir gelsin de bakarız hal çaresine..
güzel gündü blog..
hava mükemmeldi..
ama ne tuhaf güzel olan şehrin sokaklarında gezerken bile
burada olup bitenler zihnimdeydi..
martılara ekmek bile atamadım..
denizle konuşmadım..
balıklarla dans bile etmedim..
tuhaf bişeysin sen blog..
ya da ben tuhafım..
neyseeee..
bunu da boşver..
niye geldiğimi de unuttum..
bir şeyler yazacaktım ama aklıma gelince gelirim artık..
bi de şu Ağla, Sus ve Öl Firuze diyen isimsiz arkadaş...
Ölmesin Firuzeler ya..
en azından benim Firuzem ölmesin..
ağlasın sussun ama ölmesin.. |
| Bağlantı |
1/3/2008 - Günaydın Sevgili Blog |
Yazan vivaforever |
Hâlâ aynı vaziyet..
giriş yapmak yok..
Belkide kendi kendimi cezalandırıyorum..
ne cezası belli değil ama..
Sen nasılsın Mavi Elbiseli Küçük Kız?
Rahat uyudun mu?
beni sorma..
akşam fazla gelmiş kadehler..
başım zonkluyor..
kanepede de sızmışım ki evlere şenlik..
boynumun sağ tarafı tutulmuş..
tutulmadık bir boynum vardi o da gitti..
nazara mı geliyoruz nedir anlamadım..
boncuk falan de kesmez, at nalı alıcam bugün kendime..
merak etme blog delirmedim..
kendi kendime konuşmanın yan etkisinden sanırım
yorum köşelerinde seninle konuşmak..
hem fena mı?
bak, sana günlük muamelesi yapar oldum..
geceki üzüntü kat sayısı azaldı azalmasına ama
şimdi tanımlandıramadığım başka bir şeyler var..
öfke..kızgınlık..hayalkırıklığı..
yok aslında onların hiçbiri tam olarak ifade etmiyor..
neyseee...duygusal ve ruhsal yöne kayacak kelimelerden uzak kalayım...
felsefe çekecek halimde kalmadı..
geçicidir de ne zaman geçer gider bilmiyorum..
sakın öyle bir soru sorma..
ya blog..
biliyorum kendini hazırladın benim sana küseceğime ama
ağız tadıyla sana bile küsemiyorum ki..
Dolfinin sayfası beyaza kesmiş
Kurbiş veda etmiş gitmiş
Ataletimin cee kutusunu noktalar istila etmiş..
Bir Delim yorgun ve kırgın..
mandalinası da yok..
kırmızı başlıklı kız kurta tecavüz etmiş
gergin hocam da akşamdan kalma..
ee bütün sevdiklerim bu halde iken
ben neyi nasıl protesto edeceğim blog?
offf ya...
diğer sevdiğim blogları ziyarete gitmeye de korkuyorum şimdi..
ne bu ya..sabah sabah korku filmi izler gibi..
ağız tadıyla küsemiyorum bile bloga..
küsmeden önce Dolfine kızıp bağırmam lazım
Neden neden neden diye
ki onyüzbinmilyon kere kapatma şu blogu dedim..dediler..
bu kadar güçsüz mü ki dolfin kolay olanı seçip gidiyor..
anlamıyorum ki..
ya Kurbişe ne demeli?
Biz bu kadar zayıf kişiler miyiz blog?
artçısı bile olmayan küçük depremlerde ayakta duramayacak mıyız blog?
hiçbir şey demiyorum..
hem kahvaltı yapmam lazım..
yeni uyandık ama öğlen olmuş..
günü kaçırmadan yaşamaya zaman ayırmak lazım..
o da aç aç olmuyormuş..
İşte öyle blog..gidiyorum şimdi..
bir kedimin olmadığını söylemiyorum bile..
Git Firuze Git..
|
| Bağlantı |
1/3/2008 - ağla,sus ve öl firuze |
Yazan isimsiz |
''Kıskanır rengini baharda yeşiller,sevda büyüsü gibisin sen Firuze''
''Büyü gibi olunurmu hiç?yaşamış olmalı Sezen böyle bişey...ya da yazan her kimse''
Büyü gibi...FİRUZELER sevdadır...büyücünün büyüsüyle SEVDA BÜYÜSÜ gibidir...
Konuşmaz FİRUZE ...sadece susar... haykırsa bile sesini duyan olmaz...sevdadır...bedel öder...ağlar... susar...ve bir gün FİRUZELER de ölür... |
| Bağlantı |
29/2/2008 - sevgili blog |
Yazan vivaforever |
öyle kendine yorum yazıyor gibi oluyorum farkındayım da
malumun alışkanlık yaptı kendi kendine konuşmak..
hep yalnız olunca..öyle oluyor demek..
ne yalnızmışım be blog..
iyi ki varsın..
sessiz sessiz dinliyorsun..
endişelenme kara harekatı
niye nasıl bitti diye gündemden bahsetmeyeceğim..
gündem haberlerini okumaktan, teori üretmekten yorgun düştüm..
ne diyordum..
diyorum ki kendi kendine konuşmak güzel güzel olmasına
ama yalnız olduğunu bilince olumlu etki yapıyor..
hani etrafın öyle çok kalabalıkken de kendi kendine konuşuyorsan
susmak gerek zamanları gelmiş demek ki..
Biliyorsun bi cee kutum bile yok..
garibanlık işte..
geçim derdi, şu bu derken cee kutusuna yatırım yapamadık..
o yüzden seninle yorum köşelerinde konuşmak zorunda kaldım..
hem kimsecikler de yok..
her zamanki gibi ikimiziz..
mavi elbiseli küçük kız..
unutmadım seni de..
ama şimdi senin mutlu mesut sözlerine tahammül edecek
halet-i ruhiyede değilim..sen de sus..
üzgünüm şu an..hem de çok..
kurtuldun işte ölmekten..
seninle uğraşamayacak kadar üzgünüm..
rahatına bak..
yaşın tutsaydı sana da şarap ikram edecektim ama olmaz..
bu blogta onsekizinden küçüklere içki servisi yapılmıyor..
zaten onsekizinden küçüklerin içkili yerlere girmesi de yasak..
zaten şarap yalnız içilince daha güzel sarhoş ediyor..
ağlamak falan da istersen rahat rahat ağlıyorsun..
ben de böyle..
Gergin Hocam da rakıya vurmuş..
sebep olmuşum..
yarasın demekten başka ne düşer..
yarasın hepimize..
hazır rebecca da çalıyor ki ağlamadan dur durabilirsen..
aslında hocam good bye my love good bye çalsaydı
gece benim gece olacaktı da
neyse diyelim buna da..
nelere neyse demiyoruz ki..
neyse deyince de aklıma hep Cem geliyor..
Hatırlasana canım Butterflyvalley olan Cem..
hakiki dostlarımdan..
sinir olurdu neyse dememe..
bende gıcıklığına neyse diye başlar ya da bitirirdim cümleleri..
Sahi Cem nerelerde ki?
10 günü geçti sanırım en son görüşmemizin üzerinden..
dur sana yazdıktan sonra Cem'e da yazayım..
dağıldı yine kafam..
şey diyordum mavi elbiseli kız..
keyfine bak sen..
blogla uğraşacağım..seni azad ettim..
aslında uğraşacağım bölüme erişmem için giriş yapmam lazım
ama söz verdim..
ne olursa olsun
beyaz olmayacak diye..
o yüzden girmeyeceğim içeriye falan..
girersem sözümü tutamayacağım..
şimdilik böyle idare et..
şimdi gidiyorum..
boşalan kadehin dolması lazım..
|
| Bağlantı |
29/2/2008 - .. |
Yazan atalet |
sus firuze..
sus viva..
benim ce kutusunda sürmeli var ama..
e sen burda kalırsan o naapcak
orda..
o zaman sürmeliyi de verelim..
elleme kızı..
mavi elbiseli kızı..
aa..
sen de kendinle uğraş..
benle uğraş..
koş gel kızı boğ
tabi yemeğe vakit kalmaz..
alla alla..
hadi..
çabuk ceee kutusuna..
=) |
| Bağlantı |
29/2/2008 - Kirazım |
Yazan vivaforever |
ölmez sanırım.. yani şu an yaşamakta inatla..
anasına bak kızını al gibi olmuş..
inatçı içimdeki mavi elbiseli küçük kız da.. :))
her zaman gel..burası senin zaten..
**
giriş yapmayı gözüm kesmedi..
öyle ziyaretçi gibi uğrayım dedim bloguma..
Kirazıma yorumaltı olacaktı ama yorum gibi oldu..
aman ne önemi var sanki..
benim blogum değil mi..
istediğim tarafında yazarım zaten..
ana sayfa, yorum yeri ne fark eder..
ataletin cee kutusunda kendi kendime konuşmaktan yoruldum..
bari kimseye rahatsızlık vermeden,
kimsenin müdahale edemeyeceği yer olan kendi sayfamda yazayım dedim..
Hâlâ canım sıkkın blog..
mavi elbiseli kızı boğmaktan vazgeçmiş değilim..
hayat güzel, görmesini bilmek gerek diye diye
beni kandıran içsesime de gıcık oluyorum bugün..
aklıma geldi şimi
ben sana hiç günlük muamelesi de yapmadım değil mi blogum..
dengesizim işte..
oysa senin var olma sebebin buydu..
yattım, uyudum, kalktım,
yedi içtim, öldüm dirildim diye
yazıp tarih atacaktım yaşadığım her an için..
oysa seni aylık bile yapmadığım olmuş..
dolanmış dilime aşktır sevdadır hayattır diye
unutmuşum günden gelip geçenleri..
seninle ilgili alıp uygulayabildiğim tek karar galiba
gündemi burayı taşımamak olmuş..
şükretmek lazım..
neyse blog..
gidiyorum şimdi..
biraz daha kalırsam ekstra işler çıkacak
eve gidemeyeceğim yine gece yarıları kadar..
hem karnım da aç..
hiçbir şey yemedim bugün..
hava da güzel..
salına salına yürüyüp biraz deniz koklayım..
tepeler de yeşil yeşil ciğerlerim nefes alır..
sonra da eve giderim artık..
biter 29 Şubat..
29 deyince yine aklıma geldi..
esas oğlan rolundeki üstteki yazıda demişim ya
29 Şubat benim için önem arz etmiyor..diye..
artık ediyor..
saat:17.45 itibariyle blogumla konuştuğum gün olarak tarihte yer alacak..
Sus Firuze Sus..
tamam..
|
| Bağlantı |
29/2/2008 - ... |
Yazan kirazg |
İçindeki o mavi elbiseli küçük kızı hiç öldürme
sakın Vivam...
(şimdi müsait değilim o yüzden tekrar geleceğim :)
|
| Bağlantı |
|